Hoş Geldiniz. Tüm kamu ve özel kurumlarla ilgili sorularınızı sorabilirsiniz. Ayrıca bilginiz dahilindeki soruları cevaplayabilirsiniz. Küfür ve hakaret içerikli soru ve paylaşımlara müsamaha gösterilmeyecektir. Saygılar. Kamubilgi.com

KAMU BİLGİ ANDROİD Programı ile sorulara daha hızlı ulaşın>> TIKLAYIN.

kapalı FETÖ'nün Sosyo-Kültürel ve Zihinsel Yapısı

0 oy
HSYK (Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu) kategorisinde Kamu Bilgi tarafından soruldu
Kamu Bilgi tarafından kapalı
Örgüte üyelik için kesin bir kriter yoktur. Türk, kürt, laz, çerkez, ermeni, sünni, alevi hatta yapıya uzak gibi duran gruplardan, ateist ya da yahudi, hristiyan dinlerine inananlardan da paralel yapılanma içerisinde yer alanlar bulunmaktadır. Bir başka ifade ile FETÖ/PDY’ye üyelik için dindar olmak veya inançlı olmak şartı aranmadığı gibi müslüman olmak da gerekli değildir. Bu örgütün içerisinde her türlü suça bulaşmış, alkol müptelası, kumarbaz, hırsız, tefeci, rüşvetçi kişiler de vardır. Ancak örgüt anlayışında, dini vecibelerin yerine getirilmesi veya Kur'anın yasakladığı eylemlerden kaçınmaktan ziyade, "para" öncelik arz ettiğinden, himmetini veren kişinin işlediği suçun veya günahın bir önemi bulunmamaktadır. Meşru olmayan yollardan elde edilen kazançtan örgüte istenen pay verilmiş ise işlenen günahın ya da suçun üzeri örgüt tarafından organize şekilde örtülmektedir.

FETÖ/PDY’nin örgütlenmesi askeri bir örgütlenmeden çok az farklar içermekte, sözde liderin verdiği kararı sorgulama anlamına gelecek her düşünce, eylem veya tavır kuvvetle ezilmekte, GÜLEN'in ve ona bağlı diğer yöneticilerin tüm talimatları, aklın da ötesinde bir kutsiyet kazandırılarak uygulanmaktadır. Sözde lider GÜLEN, söyledikleri ve yazdıklarıyla bağlı olmayıp ilahi bir emir olarak kendini din, ahlak, hukuk kurallarıyla bağlı saymamakta, örgütünü ve kendini, devlet düzeninin içinde değil önünde ve üstünde görmekte, örgüt mensuplarına göre söylediklerine aykırı hareket etme, onları değiştirme, her türlü yasağı kaldırma, yepyeni bir yasak getirme yetkisini haiz ve daha da önemlisi, dini hükümleri değiştirebilen bir otorite, insanüstü bir varlık olarak kabul edilmektedir. Öyle ki, bu insanüstü varlığın yarım bıraktığı yiyecek atığı veya suyu, içeceği bile olağanüstüdür. Örgüt üyeleri onun içtiği çay veya suyun artığını içmek için sıraya girer ve ona kutsiyet atfederler. * peygamberler, evliyalar ve diğer din büyükleriyle mana aleminde bulaşan ve görüşen onlarla istişare eden bir kimsedir. Ev ve yurtlardaki dini olduğu söylenen sohbetlerde işlenen önemli temalardan biri budur. Bir kimse bu temaya iman etmediği müddetçe gerçek bir üye olamaz yada onların ifadesiyle iman etmiş sayılmaz.

Örgüt, üyelerine onu bir Mehdi, Mesih veya Muhterem olarak tanıtmaktadır. Mehdi ve Mesih ahir zamanda ortaya çıkacağına inanılan üstün vasıflı insanlardır. Muhterem ise onu aziz göstermek ve hatırı sayılan saygı duyulan bir kimse olarak topluma sunmak için son yıllarda sıkça kullandıkları bir ifadedir. Bu hususlar, örgütün hızlı bir şekilde büyümesine ve mensupların, örgütün sözde liderine mutlak bir bağlılık duymasına vesile olmuştur. Örgütün sözde lideri Fetullah GÜLEN’in teyp ve videokasetlerine çekilen konuşmalarına, kitaplarına ve çeşitli dergilerde yer alan başyazılarına erişim gelişen teknoloji ile birlikte kolaylaşmış, bu konuşma ve yazılarda geçen uyarılar ve tavsiyeler örgüt mensuplan üzerinde GÜLEN'in kendi ifadesiyle birinci derecede hareket ettirici etkiye sahip olmuştur.

Çocuğu olmayan örgüt mensupları, sözde liderlerini görmek için ABD’ye gidip Pensilvanya’da kendisinden aldıklan okunmuş hurmayı yiyerek çocuk beklemektedir. Söz konusu halet-i ruhiye, yüksel tahsil yapmış örgüt üye ve mensuplan için de geçerlidir. Örgüt mensubu hakim ve Cumhuriyet savcıların inanmışlık ve örgütün sözde liderine bağlılık düzeyini göstermesi bakımından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi'ne intikal eden 2016/5 Tedbir esas numaralı soruşturma dosyasına konu olan İstanbul 18'inci Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi İlhan KARAGÖZ’ün "Karar" kisvesi altında yazdıkları, yargı adına utanç verici niteliktedir.

Adı geçen hakimin, kamuoyunda "Balyoz davası" olarak bilinen ve TÜBİTAK’ta çalışan bilirkişilerin düzenleyerek Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuş oldukları bilirkişi raporunun gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği iddiasıyla ilgililer hakkında bilirkişilik görevini kötüye kullanmak suçundan açılan davada, 04/07/2016 tarihinde vermiş olduğu 577 sayfadan oluşan kısa kararda, FETÖ/PDY hakkında övücü ve propaganda niteliğinde ifadelere yer vererek, örgütün sözde lideri konumunda bulunan Fetullah GÜLEN’i “mehdi” ilan ettiği ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu Üyeleri ile yargı organları ve yine bir kısım kamu görevlileri hakkında alenen aşağılayıcı ve hakaret içerir ifadelere yer verdiği, ilgili kararda yer verilen;

“İzzet ve azametine teslimiyetimi bildirmek, üzerimdeki nimetlerinin tamamlanmasını istemek, tevfık ve inayetinin devamım sağlamak için Allah teala'ya hamd ederim. Peygamberlik rütbesine eğildiğimi ifade etmek, Allah resulü olmasının bize yüklediği saygı hakkını yerine getirmek ve şefaatini dilediğimi açıklamak için en hayırlı kul olan Muhammed’e ve onun vesilesiyle al ve ashabına salat ve selam ederim...

“Hiç boşuna uğraşmayın. Artık çözdüm! Recep Tayyip Erdoğan, AKP, tüm şürekası, avanesi, soytarıları hep birlikte, Doğu Perinçek de dahil olmak üzere, MİT, derin devlet ve "EPLİSMENT" üst aklıyla beraber bu ülkeye büyük kumpas kurmuşsunuz! Hep birlikte öyle bir kumpas kurmuşsunuz ki, adeta ilahi bir yardım olmasaydı belki ben de çözemeyecektim..

“Bir sürü yolsuzluğa ismi karışmış başka yerde bu olaylarla ilgili yürütülen soruşturmaları takipsizlikle kapatan tüm savcılık ve yargıçlık görevinde bulunan ve burada etkili olan Başsavcı ve vekilleri ile tüm Adalet Bakanlığı yetkilileri ve ona göre yetki ve atamaları yapan tüm HSYK üyeleri için burada suç duyurumuzu yapıyoruz ve eskisini de yenilemiş oluyoruz.”

"işte buradan ilan ediyoruz, Fetullah Gülen Hocaefendi Son Peygamber Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhivesellem Efendimizin kendi soyundan ehl-i Beytinden geleceğini haber verdiği ve bizim de hem Hazreti Ali ve hem de yine El-i Beytten olan Abdülkadir Geylani Hazretlerinin kitaplarından aktardığımı* gibi o seçilmiş bir kişi olur ve Hazreti Ebubekir, Hazreti Ömer, Hazreti Osman ve Hazreti Ali Peygamber Efendimizin halifeleri iken, Mehdi Aleyhisselam ayrı ve özel olarak son kez insanlığı doğru yola sevk ederek yanlışlıkları gösterecek özel bir insan olduğu için her ne kadar harikuladelikleri ve kerametleri olacak ise de zaten ortaya çıktığında birçok kişi hazır beklediği için ona biat edecek ve derhal tamir ve onarıma başlayacak ve kendisi her türlü hareket serbestisine sahip olduğu için nasıl ve ne şekilde davranacağını ve insanların nasıl yönlendirileceğini bildiği için Allah’ın Halifesi olarak Huruç edecektir..”

“...VE EVET ERDOĞAN DA SON VE İSLAM’IN BÜYÜK DECCALIDIR..” şeklindeki ve dava dosyası ile ilgisi olmayan, suç unsurları da taşıyan ibareler, gerektiğinde mahkeme kararının da FETÖ/PDY terör örgütünün amaç ve ihtiraslarına feda edilebileceğini ve örgüt mensuplarına mesaj vermek üzere kullanılabileceğini göstermesi bakımından son derece dikkat çekicidir.
notu ile kapatıldı: Kamu Bilgi
...